Abdullah AbdulkadiroÄŸlu’nun Afrika’da yaÅŸanan açlık dramı karşısında kendi küçük yüreÄŸi kocaman bir çocuÄŸumuzun duyarlılığını anlatan bir yazısı: Bir dostumuzun gönderdiÄŸi e-mailde yazılanlar, çocukların Somalili kardeÅŸlerine duyarlılığı konusunda büyüklere örnek olacak cinsten. Olay ÅŸu ki; televizyon arıza yapınca evin hanımı tamirci çağırmış. Tamirci cihazın arkasını açmış ve bir de bakmışlar, bir sürü ekmek kırıntısı. Tabii yapanın [...]
Eski zamanlarda BaÄŸdat’ta kendi halinde fakir, salih bir dokumacı yaÅŸardı. Kurban bayramının birkaç hafta öncesiydi. Åžehrin ileri gelenleri hac için hazırlık yapmaktaydılar. Onların bu tatlı telaşını gören fakir dokumacının içine bir ateÅŸtir düşüverdi. Hacca gitmek istiyordu ama ne parası vardı, ne yol azığı. Gönlünü yakıp kavuran bir sevda, bütün sermayesi buncağızdan ibaretti. Hani bir dem [...]
Edebiyatçının Biri isimli sitesiyle 45 madde sıralayarak facebook hesabı kapatma nedenlerini sıralayan Hilmi Aydın’ın bu yazısı çok hoÅŸuma giti ve ben de bloÄŸumda paylaÅŸmak istedim. Okuyunca siz de bir çok maddeye hak vereceksiniz. İşte o maddeler: Kapatıyorum. Çünkü – 1: Zaman kaybı. Kapatıyorum. Çünkü – 2: Bayağılık diz boyu. (Hatta b..’a battık bile denebilir.) Kapatıyorum. [...]
Üstad her zamanki gibi odasında günlük makalelerinden birini yazıyormuÅŸ. Yanına bir talebesi gelmiÅŸ ve bir rüyasını anlatmaya baÅŸlamış: -Üstadım rüyamda bütün otlar Allah’a(c.c) secde ediyordu, ama tütün etmiyordu. Üstad talebesine bakmış ve demiÅŸ ki: -O zaman getirin o kafiri yakalım! ——————–=——————– Üstad’ın çalışma odasına giren bir yazar odaya göz attıktan sonra: -Hayrola Üstad, çalışma odanda [...]
Mevlana’nın Mesnevisinden… Bir gün, bir bilge, kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı cins kuÅŸa rastlar yol kenarında. Hayli merak eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaÅŸamak istemediklerini, nasıl olup da bir “yabancı”yı kendi kardeÅŸlerine yeÄŸlediklerini. Biri karga, biri leylek… … O kadar farklıdır ki kuÅŸlar, ihtimal veremez birbirlerini [...]
Yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kız vardı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, genç kız azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı.
El verip elimi bırakanın, Gül verip elimi kanatanın, Söz verip iki dakikada satanın, Umut verip içimi sızlatanın, Yüzüme gülüp çelme takanın, Yanındayım deyip yalnız bırakanın, Seviyorum deyip umursamayanın, Edebim tutuyor beni, fazla zorlamayın…
Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boÅŸluÄŸu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koÅŸtum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı
Sabahleyin uyanıyorsunuz, şöyle bir bakındıktan sonra kalkıyorsunuz, gerine gerine yürüyüp elinizi yüzünüzü yıkıyorsunuz ve yapacağınız kahvaltıyı düşünmeye başlıyorsunuz. Kahvaltıda farklı bir şeyler yemek istiyorsunuz ve başlıyorsunuz buzdolabına göz atmaya. Sucuk, zeytin, beyaz peynir, kaşar peyniri, yumurta, çikolata, bal, tereyağı, …vs. Kendinize memnun olacağınız bir kahvaltı hazırlıyorsunuz, (veya eşiniz hazırlıyor, bir de çocuklarınız varsa beraberce) yiyorsunuz. [...]
Okuma ve öğrenme zorluÄŸu çeken çocuklara özel eÄŸitim veren bir okul icin bağıs toplama yemeÄŸinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuÅŸma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: ‘Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doÄŸa herÅŸeyi mükemmel bir ÅŸekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oÄŸlum Shay, diÄŸer çocukların öğrendikleri [...]